OKUMAK GELECEK NESİLLERE VERİLECEK EN GÜZEL ALIŞKANLIKTIR

   İnsanlığın gelişim safhalarına baktığımızda Yazının ilk iletişim aracı olarak tarihe mal olmuş bir icat olduğunu görürüz. Temelde bu icat medeniyetinde oluşumu hakkında insanoğlunun gelecek nesillerine bırakacağı bilgi kaynağıdır. Bu kaynaklar hiç şüphesiz yazılı belge ve dokümanlardır. Önemli olan bu yazılı kaynakları hepimizin okuyarak, öğrenmesi dünyaya farklı bir bakış açısıyla bakmamızı sağlayacaktır, Cahil bir toplumda yazınsal kültür gelişemediği için; Yorumlama, muhakeme, hafıza, algılama yetenekleri, meleke ve kabiliyetlerin okuyan toplumlara nazaran daha geri ve ilkel kaldığını görürsünüz. Bu nedenle okumak sizlere farklı dünyalarla, coğrafyalarla, kültürlerle, inançlarla, sosyal ve siyasi değerlerde,buluşturarak  tüm bu öğelerin gelişimini sağlar.

noyes

    Okuma ve yazma oranı düşük toplumlar zihinleri aç kaldığından kim ne tavsiyede bulunursa, bulunsun ve ona neyin doğru ve neyin yanlış olacağını anlatırsa anlatsın alacağı gıdanın faydasını bilemediği için sürekli aç kalmaya ve zillet içerisinde yaşamaya mahkûmdur. Bilgi hangi kaynaktan edinilirse edinilsin yanlış ve gereksiz olduğu sürece aç olan beyinleri ya uyuşturur ya da zehirler. Uyuşan veya zehirlenen bir beyin ise ne kendisine nede çevresine faydalı olamayacağından kendini soyutlayarak yalnızlaşır. Önemli olan Bizleri doğru bilgi kaynaklarına yönelten rehberlerin olması ve daima onların bilgeliğinden faydalanmak açlığı gidermenin en güzel yolu olmalıdır. Bu nedenle Okul ve eğitim toplum binasının temel taşıyıcılardır. Okumak fiilinin ne zaman bitmesi gerektiği yönünde bir soruya verilecek en güzel cevap ise eşikten mezara kadar olmalıdır.

angel                                                                                                   angel

    Günümüzde yazınsal kültürü özümsemeden görsel kültüre geçmek öğrenme faaliyetlerine vurulan en büyük sekte ve insan aklının gelişimini yavaşlatacak bir öğrenme şeklidir. Örneğin; Türk kültür mimarisini görsel olarak sadece şeklen bilebilirsiniz. Ancak içerisinde bulunan süslemelerdeki ifadelerin tarihten günümüze kadar ne şekilde gelişerek geldiğini yazınsal kaynaklardan okuduysanız, bu kültür mirasını gezerken veya görsel medya araçlarından izlerken inanın bir daha unutamayacağınız değerli bir hazineye sahip olursunuz.

angel   angel

    Yukarıda verilen benzer bir örnekte sosyal ve siyasal olarak fikir sahibi olmaktır. Bu alana yönelik kaynakları ne kadar çok ilgi alanınız dâhilinde okursanız Medya kanallarındaki tartışmalar sizler için daha fazla önem taşır. Örneğin bir tartışma programında dilinizde olmayan bir kelime ile tanımlamalar yapıldığında o tartışma programı size sıkıcı gelecek ve rahatlamak için yeniden beyninizi yozlaştıracak magazin kanallarında takılı kalarak kişisel gelişiminizi sekteye uğratacaksınız. Oysaki hiç bu konulara girmeden bu tanımlamayı dahi bilmiyorsanız programdan kopmak yerine not almayı denediniz mi? Aldığınız bu notların anlamlarını bilgi dünyasına yönelerek açıp okuduğunuzda siyasi bilincinizin bir adım mesafe dahi kaydettiğini görmek sizleri mutlu edecektir.  

winkwink

    Özetle yazınsal kültür beşikten mezara kadar devamlılık arz ederken Onun tamamlayıcısı olan Görsel kültür doğru ve bir şekilde kullanıldığında kişisel gelişiminizi tamamlayacaktır. Yazınsal ve Görsel kültür birbirini tamamlayan öğeler olarak formülüze edildiğinde YAZINSAL KÜLTÜR+GÖRSEL MEDYA=KİŞİSEL GELİŞİM BÜTÜNLÜĞÜ ’ nü ifade eder.

angelangel

     Evet değerli sinema severler öncelikle Bir Filme gittiğinizde beyinlerinizi görsel bir şölene davet ettiğinizin farkındasınızdır. İzleyeceğiniz sinema size bir şeyler kazandırmalıdır yoksa verdiğiniz bilet paralarına acırsınız Buda size bir ders olur ve bir daha da ne tiyatroya nede sinemaya gitmeyerek A sosyalleşirsiniz. Sizlere tavsiyemiz bir Filmi izlerken filmin size ne vermek istediğini tabiî ki filmin sonunda göreceksiniz Örneğin severek izlediğim ve defalarca izlerken beni bıktırmayacak olan, Değerli Film yıldızı Şener ŞEN in çevirdiği Eşkıya Filmi. Bu film de Eşkıya kelimesi hepimize sivri gelmiş olabilir. Ancak eşkıyalık deyiminin kültüre göre değiştiğini bu filmle algılayabilirsiniz. Eşkıyanın mertliği, hayat kadınına yaklaşım tarzı verilen sözlere sadakatli oluşu, polisle girdiği çatışmada polisleri vurmamak için kaçışını ve imkânı olduğu halde devlet görevlisini vurmayarak bir daha cezaevine girmemek için intiharı seçmesi, …vs unsurlar biranda bu kavramı değiştirerek sizleri farlı bir duygu yüklü dünyaya taşır. Bu filmden sonra izleyeceğiniz bir ABD kovboy filmindeki eşkıya rolünü alan tarafa baktığınızda ise kültürümüzde değişen öğeleri tespit ederek güzel bir yorumda bulunabilirsiniz.

Bu bilgiler doğrultusunda ekşiye filmini bir kez daha yorumlayarak alınacak anekdotları belirleyelim.  

— Eşkıya filminden alabileceğimiz aslında çok şey var ancak burada ana hatlara değinmemiz daha doğru olacaktır.

— Özellikle Eşkıyanın bir hayat kadınına karşı yaklaşımı onun namusuna değer vermesi ve dertlerine ortak olması inanç ve değerlerine bağlı bir kişiliği ortaya koyduğu gibi erkeğin sosyal normlarını da anlatır.

— Yine son sahnelerine doğru bir polisi vurma fırsatını elde etmesine rağmen onu öldürmeyerek ortamdan uzaklaş demesi kaldığı yıllar içerisinde cezaevinde yaşadıkları ve devlete olan saygısını ifade eder.

— Boynundaki Muskayı kontrol ettiğinde Muskasının düşmüş olduğunu görür ve artık öleceğini anlar. Muska aslında eski Gök tanrı dininde hamayıl olarak geçer yazılarak boyuna asıldığında insanları koruduğuna inanılır. İslam dininde de bu inanç sürmektedir. Özellikle yazılan boylamaların insanları çatışma esnasında gelecek olan kurşunlardan koruyacağına inanılır.

— Eşkıyanın intiharı sırasında sevdiği kadının evinden gökyüzüne baktığında bir yıldızın gökyüzünden kayması ve dudaklarından eşkıya kelimesinin çıkması Onun öldüğünün içine doğuşu sahnesini canlandırır. Bu inançta eski Türklerde öldükten sonra Gök tanrının yarattığı her bir yıldızın bir insana verdiği ruhun simgesidir. İnsanlar öldüğünde yıldızı da kayar ve o insan Gök Tengri ye Uçmağ olur.

Görüldüğü üzere tarihi bilmek okumak Görsel medyada gösterime sunulan Filmlerde işlenmesi bizleri inançlarımızın derin köklerini anlatmaktadır. Bu nedenle Filmi izlemek yeterli değil öncelikle okuyarak donanımlı olmak kişisel bilincimizi renklendireceği gibi bizlere farlı açılardan yorum yeteneğini de kazandıracaktır. 

Tüm Medya okurlarımıza bu yazımızı bizleri kırmayarak okudukları için teşekkür ediyoruz kalın sağlıcaklawink

 

CEVAP VER

*